Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kalubeladan beri
Anlamı:

1. dünya kurulalı beri, çok eskiden beri


Kalvenci
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , Kalvenizmi benimseyen


Kalvencilik
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Tanrı ile kul arasına hiçbir otoritenin giremeyeceğini, Hristiyanlığın eski sadeliğine dönmesini savunan I. Calvin tarafından ileri sürülen Protestanlığın özel bir kolu, Kalvenizm


Özel: Evet

Kalvenizm
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Kalvencilik


Özel: Evet

Lisan : Fransızca calvinisme

kalya
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sadeyağ ile pişirilen bir tür kabak veya patlıcan yemeği


Lisan : Arapça ḳalya

Telaffuz : ka'lya

kalyon
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü

Örnek:

1. Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim.

1. Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim.


Lisan : İtalyanca galion

kalyoncu
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Kalyon eri

2. Deniz eri

3. Kalyonculuk yapan kimse


kalyonculuk
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Kalyoncunun yaptığı iş


kam
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şaman


kâm
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Zevk, mutluluk, tat


Lisan : Farsça kām

Telaffuz : kâ:m

kâm almak
Anlamı:

1. bir şeyden olabildiğince zevk almak, keyfini çıkarmak


Ön Takı : (bir şeyden)

kama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak

Örnek:

1. Bu bıçak, sapına bez sarılmış, küçük çapta bir kamaydı.

1. Bu bıçak, sapına bez sarılmış, küçük çapta bir kamaydı.

2. madencilik , madencilik , madencilik , madencilik , Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası

3. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı

4. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Topun gerisini kapayan kapak

Örnek:

1. Köy değirmenlerinde top kaması döküldüğüne şahit oldum.

1. Köy değirmenlerinde top kaması döküldüğüne şahit oldum.

5. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Oyunda kazanılan her parti

6. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Oyunda sayı


kama basmak
Anlamı:

1. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , oyunda yenmek


kamacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kama yapan veya satan kimse

2. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Top kaması yapan veya onaran kimse


kamacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kamacının yaptığı iş


kamalama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kamalamak işi


kamalamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kama ile yaralamak


kamalı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kaması olan

Örnek:

1. Kamalı top.

1. Kamalı top.


Kaman
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ka'man

kamanço
Anlamı:

1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Yükleme, aktarma, elden ele geçirme


Lisan : İtalyanca cangia

kamanço etmek
Anlamı:

1. yüklemek, aktarmak, elden ele geçirmek

Örnek:

1. Bu ödev kendisine kamanço edilen eleştirmen arkadaş...

1. Bu ödev kendisine kamanço edilen eleştirmen arkadaş...


kamara

İlgili Kelimeler:

hesap kamarası, Lortlar Kamarası

Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Gemilerde oda

Örnek:

1. Annem kamaraya girdi, ben güverteye çıktım.

1. Annem kamaraya girdi, ben güverteye çıktım.

2. İngiltere yasama meclisi


Lisan : İtalyanca camera

Telaffuz : kama'ra

kamaracı
Anlamı:

1. isim , isim , askerlik , askerlik , isim , isim , askerlik , askerlik , Savaş gemilerinde kamara hizmeti yapan görevli er


kamaramsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kamarayı andıran, kamaraya benzeyen, kamara gibi

Örnek:

1. Pantolonunu, ceketini fırlatır, kıç altındaki âdeta kamaramsı yere sokulur, düşünürdü.

1. Pantolonunu, ceketini fırlatır, kıç altındaki âdeta kamaramsı yere sokulur, düşünürdü.


kamarilla
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir büyük güç sahibini perde arkasından yöneten kimse


Lisan : İspanyolca camarilla

Telaffuz : kamari'lla, l ince okunur